92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Bir tür küçük serçe
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Küçük ve tatlı bir tür karpuz
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Küçük ve sevimli çocuk, kadın
1. Onlar çevrelerinde olup bitenleri izleyen ve büyüklerin rolcülüğünü sezen cimcimeler olmuşlardır.
1. Onlar çevrelerinde olup bitenleri izleyen ve büyüklerin rolcülüğünü sezen cimcimeler olmuşlardır.
1. isim , isim , isim , isim , Bir oyun türü
1. Biraz ötede cimdallı oynayan mahalle gençlerine doğru yürüdüler.
1. Biraz ötede cimdallı oynayan mahalle gençlerine doğru yürüdüler.
1. isim , isim , isim , isim , Çimdikleme işi
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gönül kıracak söz
1. Her röportajı bir yeni muziplik, bir yeni çimdik içerirdi.
1. Her röportajı bir yeni muziplik, bir yeni çimdik içerirdi.
4. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Tatar böreği
1. çimdiklemek
1. Kadınlar halay çeken işçi kadınları göstere göstere gülüşüp birbirlerine çimdik attı.
1. Kadınlar halay çeken işçi kadınları göstere göstere gülüşüp birbirlerine çimdik attı.
1. -i , -i , -i , -i , Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak
2. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak
1. Bu ekmeği kim çimdiklemiş?
1. Bu ekmeği kim çimdiklemiş?
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Çimecek yer
1. isim , isim , isim , isim , Kendiliğinden yetişmiş çim
1. Baş başa uzandık seninle ıslak / Çimenlerine yaz bahçelerinin
1. Baş başa uzandık seninle ıslak / Çimenlerine yaz bahçelerinin
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çimeni olan
1. Çimenli, çiçekli bir bahçe ortasında üstü camlı, müstakil bir bina.
1. Çimenli, çiçekli bir bahçe ortasında üstü camlı, müstakil bir bina.
1. isim , isim , isim , isim , Çimeni olan yer
1. Çimenliklerde bir tek kuru yaprak yoktu.
1. Çimenliklerde bir tek kuru yaprak yoktu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çimeni olmayan
1. Ilık bir sonbahar güneşi boş, çimensiz tarlaları parlatıyordu.
1. Ilık bir sonbahar güneşi boş, çimensiz tarlaları parlatıyordu.
çimento boya, dökme çimento, süper çimento, toprak çimento
1. isim , isim , isim , isim , Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
Lisan : İtalyanca cemento
Telaffuz : çime'nto
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Suyla karıştırılarak hemen kullanılabilen çimento esaslı toz boya
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çimento sürülmek, çimento ile kaplanmak